marka imajları ve "Kişisel imaj"...

Kendinizi değiştirmek istiyorsanız, önce öğrenmek zorundasınız... İmajınızı da ancak öğrendiğiniz oranda değiştirebilirsiniz. Yani kişiliğinizde, görünümüzde ve davranışlarınızda yapacağınız değişiklikleri öncelikle beyninizin ve vücudunuzun kabul etmesi gerekir...

“İmaj” neden son yıllarda bu kadar önemli hale geldi? Neden herkes, her marka, her firma, hatta ülkeler bu kadar fazla önemser oldular bu “imaj” denilen şeyi? Eskiden neden bu kadar önemli değildi? Yoksa önemli idi de, biz mi yeni anladık bunun önemini?

Firmaları ele alacak olursak, işletme sistemlerinde, yaptıkları işle ilgili olarak, her şeyin tam yapıldığını sanarlarken, bir türlü istedikleri başarıyı elde edemeyince ve verimliliklerinde bazı düşüklükler olduğunu hissedince, dolayısıyla para kazanamamaya, bir yerlerde, bazı şeylerde hatalar yaptıklarını hissettiler. Ama bu hataların neler olduğunu tam olarak da bilemedikleri için, bunlarla yaşamak zorunda kaldılar. Buna alıştılar da...

Tecrübeler göstermektedir ki, “İmaj hastalıkları”nın teşhis ve tedavilerinin firma içinden yapılması çoğunlukla mümkün olmamaktadır. Çünkü insanlar, doğası gereği, ancak hatalarını gördükleri, büyük oranda kendilerine bu hataların zarar verdiği durumlarda bir düzeltme yolu aramaktadırlar. Tabii bu hataları doğru tespit edebilrlerse...
Genel olarak firmalar (üst yönetim), yaptıkları işten (ürettikleri mal / hizmet), içinde bulundukları ortamlardan, karakter ve davranışlarından (çevreleri ile olan iletişimden) memnun olarak, bu “Verimsizlik”lerin hissedildiği noktaya kadar gelirler. Bu da zaten onların bu hataları görmeleri konusunda yetersiz olduklarının en önemli işaretidir. Çünkü bahsedilen hatalar firmalarda daha “ilk adım”larda (kuruluş aşamasında) yapılmaya başlanmakta, bu tarz firmalar bu noktalar bu şekilde gelmektedirler.

Ve bazen içerden, bazen de dışardan gelen tepki / uyarılarla hissedilen / hissettirilen rahatsızlıklar, bazen yine içeriden (firma içinden) üretilen çeşitli yöntemler ve çözüm yolları ile, bazen de çevreden akıl veren “yanlış kişileri”in tavsiye ve uyarılarına göre tedavi edilmeye çalışılmakta, ancak genellikle çözümlenememektedir. Bunun en büyük sebebi, özellikle imaj rahatsızlıklarının tedavisinde teknik konular kadar artistik konularda da (Grafik, Fotoğraf, Endüsti Tasarımı, Dekorasyon, Mimarlık...) bilgi, iş tecrübesi, dünya görüşü ve genel kültür gerekliğidir.
Günümüzde her iş artık kendi konusunda uzmanlık gerektirmektedir. Ve sonradan olma bilgilerle, işletmelerde büyük işler yapmak (üretmek), yönetmek artık mümkün olamamaktadır. İmaj konularında da durum böyleyken, gerçek uzman olmayan yanlış kişlere danışılarak ya da firma içindeki mevcut kişilerin mevcut bilgileriyle bu rahatsızlıkların tedavisi mümkün değildir. Zaten bunun aksi yapıldığında, firmalar (ve markaları) zaten yanlış olan rotalarından, bu sefer daha başka yanlış rotalara yönlendirilmekte, yapılan iyileştirme ve yeniden yapılanma çabaları hiç bir yarar sağlayamadığı gibi, yeni hataların da oluşmasına yolaçılmakta, bunun sonucunda da bir parçalanma ya da batış kaçınılmaz olmaktadır.

“Kişisel imaj”

Daha önceki yazılarımızda, “İmaj”ın her konuda temel prensiplerinin aynı olduğunun altını çizmeye çalışmıştık. Bu yazımızın girişini firmalardaki imaj rahatsızlıklarından bahsederek yapsak da, “Kişisel İmaj” konularında da durum neredeyse aynıdır. Yani bir kişi çevresinde pek sevilmiyor, saygı görmüyor, kimseye kendisini dinletemiyor, tahsil ve kültürüne rağmen yaptığı iş konusunda bir türlü başarı çizgisini yakalayamıyor, iyi para kazanamıyor ise; yani kısaca “Kişisel İmajında bir verimsizlik sözkonusu ise, “O kişinin bazı imaj problemleri var” diyebiliriz.

Yönetim Danışmanları

İmaj yaratma / düzeltme çalışmalarında “dışardan bakan bir göz” (danışman) en önemli unsurdur. Firmalardaki yeniden yapılanmalarda da yönetim danışmanları oldukça önemli görevler üstlenmektedir. Çünkü firma, kişi ve yapılan iş konusundaki hataları, arızaları, ancak dışarıdan bakan tarafsız bir göz çok daha çabuk, rahat görebilmekte, teşhis edebilmekte, bu danışmanların tavsiyelerine uyulduğu oranda da firmalar daha iyi noktalara gelebilmektedirler.
Kişisel İmaj’ın düzeltilmesi, düzenlenmesi ya da oluşturulması konularında da aynı prensipler geçerlidir. Ancak işin geneline baktığımızda, “İmaj” konularında henüz yüksek düzeyde eğitim veren bir eğitim kuruluşu olmadığından bu konular ülkemizde, diğer konularda da olduğu gibi “gerçek uzmanlık” kargaşasını gündeme getirmekte, temelde bir sanat eğitimi olmayan kişiler (imaj konalarında önemli!) kendilerini uzman ilan edebilmektedir.

Kaç çeşit kimlik var?

İmaj bir aynadır, tamamen gerçekleri yansıtır! Yani siz gerçekten ne iseniz, karakteriniz ne ise, kültürünüz ne düzeyde ise, imajınız da o şekilde oluşmaktadır. Hani bir söz vardır; “Ya olduğunuz gibi görünün, ya da göründüğünüz gibi olun”... Evet, zaten bu söz, bunun tersi olduğunda, insanların çok geçmeden bazı olumsuzluklarla karşılaşabileceğinin işaretini vermektedir.
Kimlik konuları ilgili imaj çalışmalarında yapılan 4 çeşit kimlik analizinde sözedilir;
* Gerçek Kimlik,
* Sanılan Kimlik,
* Algılanan Kimlik,
* Olması İstenen Kimlik...
Bu konulardaki çalışmalara geçmeden önce böyle bir analize başlamak en güzel yol...
“Kişisel İmaj” nasıl oluşuyor?
* Görünüşünüzle;
- Fiziksel özellikler (boy, kilo, vs),
- Giyim,
* “Beden Dili”nizle;
- Bakışlar (konuşurken, dinlerken, seyrederken, vs.),
- Hal, tavır ve hareketler (el sıkışlar, öpüşmeler),
- Yüz ifadeleri, mimiklerinizle;
- Tebessüm, gülümseme, üzüntü, stres, kızgınlık,
- Duruşlar, pozlarınızla;
- Dik, kambur duruş,
- Oturuş, bekleyiş,
- Jestlerinizle,
- Davranışlar ve hareketlerinizle;
- Lakayıt,
- Sakin, yavaş, ağır, tembel,
- Sinirli, gerginlik, sallanma, yaylanma, huysuzluk,
- Kibirli, mütevazi,
- Laubali, konuşurken dokunma, sulanma,
- Gereksiz el-kol hareketi,
- Yürüyüş, odaya giriş ve çıkışlarda kapı açma / kapama, oturma ve kalkma,
- Aceleci, “tezcanlı”, telaşlı,
- Sert,
- Sakar,
- Dokunuşlarınızla;
- İş, sosyal hayat (tokalaşma, muayene, tedavi, pansuman, vs.),
- Dostluk, arkadaşlık,
- Sevgi, cinsellik,
* İletişim tarzınızla;
- Konuşma, sunma, ifade etme,
- Yazma,
- Düşünme, dinleme,
* Başarılarınızla;
- Farkedilme,
- Yükselme,
- Tecrübe kazanma,
- Kişisel özellikler, kabiliyetler, beceriklilik,
* İç dünyanızın çevrenize yansıması ile;
- Karizmatik yapı,
- Hayat çizgisi, yaşam biçimi,
- Hayata bakış açısı,
- Dünya görüşü, genel kültür,
- Kendine güvenme, inanma,
- Temizlik, düzen,
- Sağlığı koruma,
- Mekanı iyi kullanma,
- Kendine ve başkalarına saygı...
İyi bir imaj size neler sağlar?
İnsanlararası ilişkilerde ve iletişimde ilk izlenim çok önemlidir. Özellikle, iyi bir dış görünüm ve “Kişisel İmaj” size;
* Kendinizi iyi hissettirir,
* Kendinize olan güveninizi artırır,
* Performansınızı artırır,
* İçinizde, size özel bir imaj yaratır,
* “Daha iyi olma” isteğinizi artırır,
* “İlk adım”larda etkili, başarılı olursunuz,
* İş yapabilme, sonuçlandırabilme kaabiliyetinizi artırır,
* Çevrenizdekilerle daha iyi iletişimler kurmanızı sağlar,
* İlişkilerinizi geliştirir, güçlendirir...
insan beyni nasıl değerlendiriyor?
Bir kişi ile ilk karşılaşmamızdan, tanıştığımız andan itibaren beynimizde o kişi ile ilgili bir takım puanlar verilmeye başlanır. İşte bu puanlar o kişi hakkında verilen “İmaj Puanları”dır ve bunlar şöyle sıralanmaktadır;
* ılk dikkat ettiklerimiz;
- Cinsiyet,
- Genel görünüm,
- Irk, ülke,
- Cüsse,
- Yaş,
- Yüz ifadesi, gözler (bakışlar), saç,
- Çekicilik, sıcaklık / soğukluk,
- Hareket, duruş, eller,
- Kişilik ve yaradılış...
* Sonra (2. sırada) ilgilendiklerimiz;
- Eğitim düzeyi,
- Başarılar, derecesi, statü,
- Nezaket, terbiye düzeyi, sosyal ve ahlaki değerler,
- Mali durum,
- Sosyal konum...
... Ve “Karar!”
İşte tüm bu değerlendirmelerden sonra sizi izleyen insanların beyni, sizinle ilgili bir karar vermektedir;
- Güvenmek / güvenmemek,
- Hoşlanmak / hoşlanmamak,
- İş yapmak istemek / istememek
konularında...
Ve beyinler sizi hangi kategoride değerlendiriyorsa, o konu ile ilgili olarak bir de sıraya koyuyor; 1, 2 ya da 3. sıraya. Ya da hiç...

Profesyonel bir imaj yaratırken;


“Madde” konusunda, fizik derslerinden bildiğimiz bir şey vardır; “Hiçbir şey yoktan varedilemez” diye... Belki madde için bu böyle ama, insan için değişim, eğitim ile mümkün olabiliyor. Yani öğrenmek ile... Siz de kendinizi değiştirmek istiyorsanız, mutlaka öğrenmek zorundasınız... İmajınızı ancak bu oranda değiştirebilirsiniz. Yani kişiliğinizde, görünümüzde ve davranışlarınızda yapacağınız değişimleri öncelikle beyninizin ve vücudunuzun kabul etmesi şartı ile...
Özellikle profesyonel hayatta, hatta özel hayatınızda varolan ya da değişiklik yapacağınız, yaratacağınız kimlikte (imaj) şunlara dikkat etmeniz gerekiyor;

* Önce, kendi kendinizin iyi dostu olun,
* Kendiniz gibi olun,
* Kendinize güvenin,
* Endişelerinizden kurtulmaya çalışın,
* Yetersizliklerinizin bilincinde olun, kimsenin mükemmel olamayacağını unutmayın,
* Kişiliğinizi ortaya koymaktan korkmayın,
* Duygularınızı olduğu gibi dışa vurun,
* Nazik ve kibar olun,
* Her zaman dik durun, başınız yukarıda olsun. Ama burnunuz havada değil!,
* Saygın olmaya çalışın,
* Bilgili, kültürlü, entellektüel olun,
* Yardımsever olun,
* Güvenilir olun,
* Sadece karşınızdakinin mutluluğunu düşünmeyin,
* İltifat edin ama abartmayın,
* Dedikodu yapmayın,
* Gruplara katılmayın, tarafsız kalın, herkesle iyi olun,
* Kimsenin işine karışmayın,
* Sorulmadıkça akıl vermeyin,
* Gerektiğinde hakkınızı arayın, susmayın,
* Mahremiyete saygılı olun,
* Etkili bir çevre edinin,
* Arkadaş ve dost çevreniz hedeflerinize uygun olsun.
* Hayatınızı değiştirebilecek kişilerle iletişiminizde çok daha dikkatli olun,
* İnsanların gözünün içine bakarak konuşun,
* Düzgün konuşmaya ve yazmaya çalışın,
* Kimsenin sözünü kesmeyin,
* Günaydın”, “Merhaba”, “ıyi günler, “ıyi akşamlar”, “Nasılsınız?” deyin,
* Gerektiğinde, kibarca “Hayır” demesini bilin,
* Fazla konuşmayın,
* Kesin, kısa ve net cevaplar verin,
* Ne çok yüksek, ne de alçak sesle konuşun,
* Uzun ve dolambaçlı yollardan tarif etmeyin, karmaşık emirler vermeyin,
* Tartışmayın,
* Haklı bile olsanız, bağırıp-çağırıp, olayları daha kötü bir hale getirmeyin. Durum aleyhinize dönebilir,
* Çabuk sinirlenmeyin,
* Düşüncelerinizi zorla başkalarına kabul ettirmeye çalışmayın,
* Başkalarının yanında övün, yalnızken eleştirin,
* Karşınızdakinin zayıf yönlerinden yararlanmaya kalkmayın, asla kimsenin açıklarını koz olarak kullanmayın,
* Çevrenizdeki insanları iyi tanıyın, onların güçlü ve zayıf yönlerini, neleri sevip, neleri sevmediklerini iyice öğrenin, onlara ona göre davranın,
* Aceleci olmayın, çok düşünün, yanlış karar vermeyin, önyargılı olmayın,
* Çevrenizdekilerin fikrini sorun, danışın ama son kararı siz verin,
* Tek taraflı dinleyip karar vermeyin,
* Açgözlü olmayın,
* Uygun zamanı bekleyin,
* Kendinizi iyi pazarlayın,
* Kendinizi iyi sunun,
* Başkalarını da iyi sunun,
* İşyerinde karşı cins ile mesafeli olun, Böylece daha saygın olursunuz,
* Seksapelliğinizi kullanmayın, çevrenizi böyle etkilemeye çalışmayın,
* Kendinizi işinize verin, işyerinde özel hayatınızdaki üzüntü ve sıkıntılarınızdan kurtulmaya çalışın,
* Ne çok göze batmaya çalışın, ne de sıradan olun. Özelliklerinizi ve yeteneklerinizi abartmadan gösterin,
* Gazete, dergi okuyun, televizyon seyredin, güncel olaylardan, dünyada olup-bitenlerden haberiniz olsun,
* Kendi iş dünyanızdaki gelişmeleri takip edin,
* Israrcı olmayın,
* Beklemesini bilin, tekrar deneyin,
* İşiniz olmayan işlerin size yüklenmeye çalışılmasına baştan izin vermeyin,
* İşten kaçmayın,
* Katılımcı olun,
* Gönüllü olun,
* Sorumluluk alın, kaçmayın,
* İşyerinize sahip çıkın,
* Yanınızda her zaman kartvizitiniz bulunsun,
* Bilginizi geliştirin, araştırın,
* Yeni işlere atılımcı olun, başvurun,
* Şans verin, isteyin,
* Dinamik olun, telaşlı olmayın,
* Dakik olun, düzenli olun, hayatınızı ve işinizi, zamanınızı iyi planlayın, organize olun,
* Yazılı-çizili, planlı olun, çalışın,
* Toplantılarda mutlaka not alın,
* Pratik, kısa, net ve anlaşılır olun,
* Gereksiz detaylara girmeyin,
* Disiplinli olun,
* Tedbirli olun,
* Yaratıcı olun, çareler bulun,
* İş bitirici olun,
* Üretmeye, yaratmaya çalışın,
* Kişisel sorunlarınızı işe taşımayın,
* Her zaman ve ortama göre giyiminize ve temizliğinize dikkat edin,
* ışinizin, konumunuzun ve cinsinizin gerektiği gibi giyinin,
* Aşırı modern ya da eski moda giyinmeyin, abartılı olmayın,
* Açık-saçık, transparan giyinmeyin,
* Otomobiliniz, evinizin bulunduğu semti, yaşadığınız yerlerin dekorunu önemseyin...

Yanlız unutmayın; “Ben bunların zaten hepsini biliyorum, doğru da yapıyorum” diyebilirsiniz (Sanılan Kimlik). Hemen herkes böyle diyor ama asıl sorun, bunları nasıl yaptığınız ile ilgili. Çünkü imaj kayıpları bu davranışları yaparken, sergilerken, detaylarda yapılan hatalarda, inceliklerde oluşmaktadır. Çünkü güzellik detaylarda gizlidir. O da, “İmaj”ın ta kendisidir!
Kendiniz, geleceğiniz için ne düşünüyorsunuz? Kariyerinizde ya da hayatınızda yapacağınız değişim için bir değişime hazır mısınız?