Yöneticiler ve çalışanların yönlendirilmesi

Yeni yüzyılın her alanda meydana getirdiği değişim rüzgarına işletmeler de kapılmış, herkes, dağıtılan pastadan paylarını başarılı oldukları ölçüde alırken, tabii en iyi organizasyon ve yapılanmaları gerçekleştirenler en iyi payları almış, bu arada en küçüğünden en büyüğüne kadar her türlü işletmede, yoğun rekabet ortamında kendilerine “artı” değerler sağlıyacak yeniliklerin arayışı adeta bir zorunluluk haline gelmiş, özellikle insan çalıştırmaya yönelik yöntemler bunların arasında ön sıralarda yeralmıştır.

Bu süreç içinde yöneticiler kendilerini devamlı olarak değiştirmek zorunda kalmış, bugüne gelindiğinde, klasik, emir veren otoriter yönetici tipinden daha çok, çağdaş, çalışanı destekleyen sevecen bir yönetici tipi hakim olmuştur.
Yıllardır süre gelen yönetim alanındaki geleneksel yapıda yöneticinin kontrol, yönlendirme, direktif verme, çalışanların yapacakları işleri belirleme gibi konularda yetkin olması gerekirken ekip çalışmasının önem kazandığı modern yönetim tarzında, sürekli eğitim, destekleme, yol gösterme, motive etme gibi yetkinlikler ön plana çıkmış, bunlardan özellikle “Yönlendirme” ve “Yol gösterme”, başarının elde edilmesinde küçümsenemeyecek bir yere sahip olmuştur.

İşte bu iki öğenin temel özellikleri;


1- Bunlar önceden düşünülmesi, hazırlanması gereken olgulardır ve belirli bir sürecin ürünleridir. Hemen ayak üstü oluverecek işlerden, alelacele verilecek direktifler değillerdir.
2- Bunları geçekleştirirken belirli kriterleri göz önünde bulundurmak gerekir. Ulaşılması gereken amaçları açık şekilde ortaya koyma, davranış ve performansları gözlemleme, yerinde ve zamanında geribildirim gibi bir çok sorumluluk yüklemektedir insana.
3- “Yönlendirme” ve “Yol gösterme” aksaklıklara giderme, problemlere çözüm bulma gibi bir misyon yüklenmemiştir. Onların gayesi, erişilmesi gereken amaç doğrultusunda performansın sürekli arttırılmasıdır.
Çoğu kişi “Yönlendirme” ve “Yol gösterme”yi, kaza anında yardım için gelen ambulans sanmaktadır. Oysa bu yöntemler, sorunların çözümünde pek yardımcı olamamaktadır.Çünkü bu ögelerin asıl yeri,performansın, çabanın arttırılması konusundadır.

Yaşantımızda çoğu kez rastlamışızdır; kimi zaman biz yol gösterici olmuşuz, kimi zaman da başka biri aynı görevin apoletleri ile bizim yanımızda yer almıştır.

Neyse, biz devam edelim, bir bakalım, “Yönlendirme” ve “Yol gösterme”nin çalışanlara sağladığı yararlara...
- Yöneticiler bu unsurları iyi kullandığında, çalışanlar kendi özelliklerini ortaya koyabilen fırsatları daha kolay yakalar.
- Çalışanlar kendilerini saygın bir konumda hisseder, yönetici geliştirici bir kişi olarak nitelendirilecektir.
- Çalışanın kendine olan güveni artar, ayrıca amacını ve ona nasıl ulaşacağını daha iyi bileceği için daha kolay çalışır, bu arada üretkenliği artar.

- Çalışanla yönetici arasındaki sınır kalkar, sorumluluklarının yanında yöneticinin üstlendiği liderlik görevi de paylaşılır.Bu da ortaya çıkan ekip çalışmasını körükler.
- Artan samimi havanın etkisiyle olumlu ilgi ve yerinde geribildirimler çalışanları kamçılar, motivasyon yükselir.
- Ulaşılması gereken amacın önceki konuma göre gerçekleşme olasılığı artar, sonuca daha hızlı ulaşılır.
- Yöneticinin çalışanları hakkında yapacağı eleştiriler tepkiyle karşılanmaz, istenilen işlerin yapılması daha kısa sürede gerçekleşecektir.

- ‚alışanlar geleneksel savunucu kimliğinden çıkark, eleştirilere daha açık konuma gelir.
- ‚alışanlar önceden belirlenmiş riskleri almaktan korkmaz, kör dövüşünden uzakta yaratıcılıkları artar, ekip çalışmalarında fikir beyan etmekten çekinmezler.
- Görev paylaşımındaki belirleyicilik arttığı için roller istenildiği gibi oynanır, ekip çalışmasının getirileriyle işler iyi sonuca bağlanır.

- “Yönlendirme” ve “Yol gösterme” yöneticiye ve çalışanlara pek çok avantaj sağlar, bazen bir kaç dakika süren bir yönlendirme asla işlerin aksamasına sebep olmaz.
- Küçük sorunların büyümesi daha rahat önlenir.
- Çalışanlar kendilerine değer verildiğini hisseder, gelişimlerinin incelendiğini görmek onları daha dikkatli olmaya iter; böylece çalışan işini en iyi şekilde yapmaya çalışır.

Çalışanla nasıl bir iletişim?

Yol gösteren kişi herşeyden önce yapılan işle ilgili, yeterli bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Zaten ancak böyle bir özellikten sonra deneyimlerini çalışanlarını aktarılabilir.

Yönlendirme yapılmadan önce gerekli şart ve ortamlar hazır olmalıdır. Örneğin, çalışanla içten ve sıcak bir temas, onu rahatlatacağı gibi kolay hareket etmesini de sağlayabilir. Ve gerektiği zaman bunun nedenini de açıklamak çalışanı rahatlatır ve beyninde olumsuz düşünce tohumlarının atılmasını önler.

“Yönlendirme” ve “Yol gösterme”lerde, çalışanların duygularına önem vermek, performansın artmasında en önemli etkendir. Sonuçta ilitişim iki insan arasında süreceğinden, karşılıklı olarak yapılan davranışların da bir dengede olması, özellikle karşılıklı olarak abartılmayan sevgi ve saygı, iş için elde edilecek başarının temel taşlarıdır.
Bir başka konu; çalışanların problemler karşısında cesaretlendirilmesi...

Bu, çalışana güven duyulduğunun hissettirilmesi açısından çok önemlidir. Hele hele bunu gerektirecek ortamlarda, çalışanın fikrinin alınması, onun bu cesaretinin kişisel ivmesi haline bile getirilebilir. Ve sadece böyle durumlarda değil, zaman zaman yapılan ortak görüşmelerde, ortak fikir ışığında hazırlanan plan / projelerde çalışanların fikir katılımları, çalışmaların gidişatı hakkında onları bilgilendirilmesi, bir sonraki görüşmenin ne zaman yapılacağını bilmesi, onunu, kendisini yapılan işin bir parçası olduğunu ve sorumluluk hissetmesi açsından son derece önemlidi r.

Böyle bakıldığında, “Yönlendirme” ve “Yol gösterme”, aslında herkesin yapabileceği bir iş değildir. Zaten bunun böyle olduğunu firma incelemelerimizde sıkça görmekteyiz.
- Yöneticilerin yanlış davranışları,
- Problemlerin tam olarak saptanamaması,
- Yeterli bilgiden yoksun olmak,
- Geri bildirimlerde bulunmamak,
- ‚alışanın problemlerini, önerilerini dinlememek,
- İnsan duygularından anlamamak ve kişisel yetersizlikler, bu konudaki iletişimi olumsuzlaştıran en önemli görebildiğimiz etkenler olmaktadır...