Lobicilik’te basının önemi ve Basınla İlişkiler’de püf noktaları...

Lobicilik en fazla “Basınla İlişkiler” gerektiren bir iş... Tüm lobiciler basının gücünden yararlanmak isterler, bunun zorundadırlar da... Ve özellikle bir Lobici için yüksek tirajlı gazetelerin ilk sayfalarında ya da en fazla “rating” alan televizyon kanallarıda yer almak oldukça önemlidir.

Geçen hafta “Lobicilik”i şöyle bir tanımlamayla ne olduğunu, lobiciliğin püf noktalarını anlatmaya çalışmıştık. Bugün ise lobicilikte oldukça önemli bir konu olan Basınla İlişkiler’i irdeleyeceğiz...

Medya’nın önemi


Günümüzde medyanın her konuda toplum üzerinde ve kamuoyu yaratma konusunda oldukça büyük etkileri var; hatta gündem yaratma, gündem belirleme konularında bile...
Evet, günümüzde gündemi genel olarak basın belirlemektedir. Bu, bir lobicinin asla unutmaması gereken bir konudur. Ve sadece lobiciler için değil, herkes bir şekilde basını kullanmak istemektedir ve bunun için yoğun da bir çaba harcamaktadırlar; ülkeler, firmalar, kişiler (işadamları, siyasetçiler, sanatçılar vs.), Reklamcılar, Halkla İlişkilerciler, vs., vs...

Evet, lobicilik de en fazla Basınla İlişkiler gerektiren bir konu, bir iş... Ve özellikle tüm lobiciler öyle ya da böyle basının büyük gücünden yararlanmak isterler. Bunun zorundadırlar da... Özellikle bir lobici için yüksek trajlı gazetelerin ilk sayfalarında ya da en fazla rating alan televizyon kanallarında ve bunların haber programları ya da lobi yapılan konu için en uygun özel programlarda yeralmak oldukça önemli olmaktadır.
Ancak burada, sadece bu gazeteler ya da TV kanallarında yeralmanın zorluğu yanında, bunun doğru zamanlarda gerçekleştirilmesi de ayrı bir zorluk olmaktadır. Yani bir lobici için zamanlama oldukça önemlidir. Çünkü, zamanlamada yapılan bir hata, çok iyi planlanmış, başarıya ulaşma şansı oldukça yüksek bir lobi faaliyetini bile tehlikeye sokabilmekte, herşeyi bir anda mahvedebilmektedir.

Ayrıca hedef kitlenin seçimi de önemlidir. Yani, zamanlama kadar hedeflenen kişi / kişilerin ya da gurubun seçimi de oldukça önem kazanmaktadır lobicilik faaliyetlerinde... Ve yapılacak lobi faaliyetlerinin kim / kimler üzerinde yoğunlaştırıldığında daha iyi sonuçlar alınabileceği, hatta ne gibi sonuçlar alınabileceğinin kestirilmesi lobicinin uzmanlığı, üzerinde çalıştığı konuya hakimiyeti ve tecrübesi ile yakından ilgili bir konudur. Ve tabii ki burada uzağı görmek, atılan her adımdan sonra, daha ileri adımlarda nelerin olabileceğinin önceden kestirebilmesi yine apayrı uzmanlık isteyen bir konu olmasının yanısıra özel bir yetenek işidir de...

Basınla İlişkiler’de püf noktaları


Gazeteciler devamlı olarak iyi, ilginç, hatta sansasyonel haberler peşindedirler... Bu bilinen bir gerçektir. İşin sadece Halkla İlişkiler boyutunu ele aldığımızda, incelediğimizde bile, bir Halkla İlişkilerci’nin en önemli yaptığı işlerden birinin, basının ilgisini çekmek olduğunu, bu tarz haberler üretebilmek, yazmak olduğunu hepimiz biliriz... Bu lobiciler için de aynen böyledir. Yani lobiciler de basının ilgisini çekebilecek haberler hazırlayıp basına verirler, basının gücünden mümkün olduğunca yararlanmaya çalışırlar... Ancak biliriz ki, tüm basın organlarına hergün yüzlerce haber, bilgi gelmekte ve bunlar taşıdıkları öneme göre o yayın organının en uygun sayfalarında ya da (eğer bu bir televizyon kanalı ise) programları içinde yer almaktadırlar. Yani bir haberin yayınlanırlık şansı, o haberin önemine bağlıdır; ve yapılan haberin haber değeri ile yakından ilgili olmaktadır.

Basın isteyerek ya da istemeyerek, kendisine gelen tüm haber kaynaklarını devamlı olarak takip etmekte, hangi kaynaklardan daha iyi, daha doğru; ya da bunun tam tersi haberler geldiğini değerlendirmektedir. Bunun için, belli bir süre içinde, devamlı olarak aynı kaynaktan gelen değersiz haberler zaman içinde bu haber kaynağı açısından olumsuz bir imaja dönüşeceğinden kurum ya da kişi bazında uzun vadeli, kalıcı başarılar için bu konunun ciddiye alınması şarttır. Yani kötü imaja sahip bir haber kaynağı iseniz, zaman içinde ciddiye alınmayacağınız, arada bir basına gerçekten çok önemli haberler geçseniz bile bunun pek ilgi çekmeyeceğinin, ciddiye alınmayacağınızın altını çizmekte yarar var!
Biliriz, bazı Halkla İlişkilerci’ler ve lobiciler, basında çalışan gazeteci arkadaşlarına ve buradaki çevrelerine güvenirler. Ancak aynı zamanda iyi de bilirler ki, bu avantaj, onların her zaman, o basın kuruluşlarına gönderdikleri haberlerin mutlaka ve rahatlıkla yayınlanacağı anlamına da gelmez. Ve yine biliriz ki, zaman zaman bu işleri yapan kişiler basındaki arkadaşlarını taciz ederler, ve hatta bazen onların üzerinde gereksiz baskılar bile kurabilirler. Fakat bu zorlamalar onların zaman içinde bu kişileri kaybetmelerine yolaçabilir; bu da uzun soluklarla elde edilen arkadaşlık ve dostlukların kaybedilmesi adına oldukça büyük bir zarardır!

Oysa iyi hazırlanmış, haber değeri olan bir haberin basının ilgisini çekmesi, bunun büyük ihtimalle yayınlanması kaçınılmazdır. Bunun için gereksiz zorlamalara çoğu zaman gerek bile yoktur.
Ve burada dikkat edilmesi gereken bir konu; üretilen haberin, hangi yayın organın, hangi sayfasında yayınlanmasının daha iyi sonuçlar vereceğinin, bu amaca ulaşmak için haberin kim / lere gönderileceği ayrı bir iş, ayrı bir yatırım, uzun vadeli bir ilişki işi olduğu... Evet, bu yukarıda da kısaca bahsettiğimiz gibi, bir Lobici için hedeflenen kişilerin seçimindeki kadar önemli bir konudur; bir tecrübe, kuvvetli bir tahmin işidir.

Toplantılar


Lobicilik için davetler de oldukça önemlidir. Bu yüzden lobiciler aldıkları her türlü davete mümkün olduğunca katılırlar, katılmalıdırlar... Herhangi bir nedenle katılınamayan önemli toplantılar, bir şekilde telefon, telgraf, vs. ile bildirilmeli, (gerekiyorsa) özür dilenmeli, tebrik etmelidir. Bu Lobicinin kendisini gündemde tutması açısından son derece önemli bir konudur. Ve yeni bu işte etkili sonuçlar almak için arkadaşlık, dostluk ilişkilerinin devamlı olarak sıcak tutması, mevcut çevrenin yeni kişilerle devamlı olarak genişletilmesi ayrıca üzerinde çalışılması gerekli bir konudur.
Toplantılar ve buralarda yapılan konuşmalarla basının ilgisini çekmek mümmükndür. Ancak bunlar Basın Toplantısı ise ve basına bazı demeçler vermek gerekiyorsa, bazı konulara özellikle dikkat etmek gerekir.

Bu ortamlarda;
* Asla yalana kaçılmamalı,
* Dürüst olunmalı,
* Ciddi olunmalı (arada, az da olsa espri yapılabilir),
* Gereksiz laf, ağız değiştirilmemeli,
* Açıklamalarda gereksiz detaylara girmemeli,
* Bilinmeyen konularda konuşulmamalı, cevap verilmemeli; böyle bir durum olduğunda bu açıkça söylenmeli, bu sorunun cevabının araştırılıp, daha sonra yanıtlanabileceği belirtilmelidir.
* Yapılan konuşma ve açıklamalarda mutlaka enteresan, dinleyenlerin ilgisini çekebilecek bazı şeyler bulunabilmeli,
* Boş, gereğinden fazla konuşmamalı,
* Sır olması gereken konulara hiç girmemeli,
* Gündem dışında, başka konulara girerek, ilgi gereksiz yere dağıtılmamalı, ana konunun önemi azaltılmamalıdır.

Ve Basın Bültenleri

Daha önceki yazılarımızda her çeşit iletişim aracının, ait olduğu kişi, kurum ya da kuruluş hakkında bazı mesajlar verdiğini, bunların olumlu / olumsuz imajlar yaratabileceğini ve bunların neler olduğunu anlatmaya çalışmıştık.
Konumuz “Lobicilik” olunca, bir lobicinin en önemli iletişim araçlarından birinin de Basın Bültenleri olduğunu biliyoruz. Şimdi Basın Bültenleri’nde dikkat edilecek bazı önemli noktalara değinmek istiyoruz;
* Yazılan kağıdın bir Görsel Kimliği (PR ya da Lobicilik şirketinin ya da Lobicinin kimliği) olmalıdır,
* Haberin çarpıcı bir başlığı olmalıdır,
* Metinde kısa, net ve kolay anlaşılır olunmalı, çok duyulmuş laflardan kaçınılmalıdır.
* Gereksiz detaylara girilmemeli,
* Bültenin genel görünümünde, yazının genel dizaynında ve yazım dilinde ciddi olunmalı,
* Gönderilen yayın organları ve kişiler doğru seçilmeli, kişilerin isim ve ünvanları doğru yazılmalıdır.

Lobiciliğin en yoğun olduğu sahalar


Lobicilik, kendisini en yoğun olarak Amerika’da, özellikle de siyaset sahnesinde göstermektedir. Örneğin, özellikle seçim kampanyalarının yürütülmesi sırasında lobiciler önemli görevler üstlenmekte, bu sırada işçi sendikaları, siyasi guruplar, Halkla İlişkiler Şirketleri, çş çevreleri, basın kuruluşları, ideolojik kuruluşlar ve dernekler ile kongre üyeleri, senatörler ve halk arasında yoğun bir iletişim trafiği yaşanmaktadır. Ve özellikle bu trafik içinde ve yapılan büyük tanıtım kampanyalarında her çeşit reklam aracının yanında mektuplar, telefonlar ve fakslar önemli görevler üstlenmektedir.
Yine ABD’deki lobicilik faaliyetlerini incelediğimizde, lobicilik şirketlerinin ülke içindeki fikir, iş ve siyaset dünyasındaki konular için önemli roller oynadıkları kadar, yabancı ülkelerin Amerika’daki uluslararası platformlardaki çıkarlarını korumak için de profesyonelce ve yasalar çerçevesinde çalıştıklarını görmekteyiz; en başta İngiltere, İran, Ermenistan, Fransa, İsrail, Güney Afrika vs. için olduğu gibi...

Çünkü neredeyse tüm dünya ülkelerini, Amerika içinde de güçlü olmaya ve onları ABD siyaset dünyasında kendi menfaatleri doğrultusunda etkilemenin de gerekli olduğuna ABD’nin tüm dünya üzerindeki askeri ve ekonomik gücü itmektedir. Ve bu ülkeler Lobiciliğin gücünden yeri geldikçe, hatta gelmedikçe bile ustaca yararlanmakta, bu çalışmalar sayesinde birçok olumsuzlukları kendi leyhlerine çevirebilmektedirler. Ve silaha sarılmak günümüz dünyasında artık en son akla gelen çarelerden biri olmaktadır; bu insanlık adına iyi de olmaktadır.

Böylece ülkeler eskiye nazaran muhtemel, silaha dayalı savaşlara daha zor sürüklenmekte, bu savaşların yerini artık daha fazla ekonomik savaşlar almaktadır. Ancak bu savaşların bile ülkelere verdiği zarar çoğu zaman silahlı savaşlardan bile daha büyük boyutlarda olabilmektedir.