Verimliliğin bağlı olduğu sebepler...

Birçok konuda olduğu gibi “Verimlilik” konusunda da, yine en önemli unsur; “insan”!
Ve firmalarda verimliliğin arttırılması personelin biliçlendirilmesi ile oluyor. Bu da ancak iyi “Motive” edilmiş personelle mümkün...

İşletmelerde verimlilik düzeyi, daha çok verimliliği ya da verimsizliği takip etmek için yapılır. Ancak burada önemli olan, bu değişimlerin ne gibi sebeplerden kaynaklandığının incelenmesi, araştırılması ve ortaya çıkarılmasıdır. Ve ne, neye bağlı olarak, ne zamanlar düşüş gösterdiğinin ya da yukarılara çıktığının belirlenmesi...
Burada asıl önemli olan şey; bir değerlendirmeye tabi tutulmayacak ise bu ölçümlerin de gereksiz yere yapılmaması gerektiğidir. Çünkü amaç verimliliği artırmak ise, tüm yapılacak üretim vs. çalışmaları bu verilere göre ayarlanmalıdır.

“Biliçlendirme”

Burada, yine “Biliçlendirme” konusuna değinmek istiyoruz; “Verimlilik” konusunda yapılacak tüm çalışmalarda ilgili kişilerin (şehir, bölge olabilir, bir ülke olabilir; verimlilik ölçümleri, bunların ekonomilerine yansımaları kamuoyuna açıklanmalıdır), firmalar, iş hayatı sözkonusu ise işçinin mutlaka bilinçlendirilmesi gereklidir.
Evet, bilinçlendirme oldukça önemli! Hangi sahada olursa olsun, (üretim yapan bir firma olabilir, ülke bazında ihracat ya da turizm gibi konular olabilir), bu belirlenen saha içindeki tüm insanlar bilinçlendirilmeli, hedefler belirlenmeli, bu kişilere, verimlilik bir felsefe olarak benemsetilmelidir...

Globalleşen dünyamızda, hergün artan yoğun rekabet şartları, “Verimlilik” konusunu neredeyse yaşantımız içinde her konuda, her geçen gün daha çok önemli kılmaktadır. Firmalar nereden gelip, nereye doğru gittiklerini mutlaka bilmeli, rakiplerini mutlaka izlemelidir. Hem de her konuda... Onların;
* Sahipleri kimler, vizyonları nasıl, nasıl bir çevreleri var?
* Üst yönetimlerinde kimler çalışılyor, özellikleri neler?
* Nasıl bir yapılanma sistemleri var?
* Geçen yıl hedefleri ne idi, ne oldu,
* En başarılı oldukları konular neler? Neden?
* En başarısız oldukları konular neler? Neden?
* Rakiplerinize göre sizin üstün ve zayıf taraflarınız?
* Onların Reklam ve Halkla İlişkiler çalışmaları nasıl?
* Nerede, nasıl, hangi şartlarda üretiyorlar,
* Kimlere, kaça, nasıl satıyorlar?
* Ne zamanlar daha çok, ne zamanlar daha az üretiyorlar, neden, vs, vs...
Ve asla verimlilik tek bir şeye bağlı olarak arttırlamıyor. Örneğin, ülkemiz için konuşacak olursak, bir taraftan;
* Avrupa Birliği,
* Gümrük Birliği,
* Hızlı nüfus artışı,
* İşçilik ücretlerinin devamlı olarak yükselmesi,
* Taşıma maliyetlerinin devamlı olarak artması,
* Altyapı noksanları,
* Yıllardır düşürülemeyen yüksek enflasyon,
* Kaliteli eleman sıkıntısı,
* Hergün sayısı artan yeni rakipler,
* Yüksek maliyetli krediler,
* Zaman zaman komşu ülkelerle yaşadığımız sorunlar,
* Siyaset dünyamızdaki olumsuzluklar,
diğer taraftan;
* Yöneticilik vasfı olmayan, konusuna gerçekten hakim, uzman olmayan kişilerle yönetilmeye çalışılan ama yönetilemeyen,
* İyi sistemler kuramayan,
* Tam olarak teknolojiyi kullanamayan ve yenilikleri takip edemeyen,
* Yanlış stratejilerle yanlış yatırımlara yönelen, yanlış ve sağlıksız büyüyen,
* Hızlı hareket edemeyen,
* İstikrarlı bir rota izlemeyen,
* İyi, etkili Reklamlar, Halkla İlişkiler çalışmaları yaptıramadıklarından ve konularına uygun Görsel Kimlik’ler oluşturamadıklarından, kuvvetli markalar yaratamayan firmalar...
Firmalarımız (özellikle verimsizlik sorunu olanlar) birçok konuyu gözönünde bulundurmak, gerekiyorsa uzmanların denetiminde iyi planlanmış bir “Yeniden Yapılanma” süreci geçirdikten sonra “Verimlilik” konusunda çalışmalar yapmak zorundadırlar. Yani sadece yönetici, eleman ya da yeni teknolojik yatırımlar konusunda yapılacak bir takım değişikliklerle verim arttırılamamaktadır.

Verimlilik; bir oran...
Verimlilik; üretilen bir şeyin, üretmek için nelerin (eleman, hammadde, zaman, vs gibi) kullanıldığına olan oranıdır. Ve Verimlilik; bir şeyi belli bir miktar üretmek için, kaynakların ne kadar etkin kullanıldığının bir göstergesidir ve işletmelerin karlılığı ile yakından ilgilidir. Çünkü verimli firmalar karlıdır da!
Ancak bilinmelidir ki, ölçümlere göre verimli bir firma, pazar ve ülke koşullarına göre az kar edebilmekte ya da verimsiz bir firma birçok konuda yetersiz olmasına rağmen, tekel olma ya da gümrük indirimilerinden yararlanma, teşvik vs. gibi nedenlerle fazla birşey yapmadan çok kar da elde edebilmektedir...
Yine “Önce insan”!
Birçok konuda olduğu gibi “Verimlilik” konusunda da, yine “insan” unsuru karşımıza çıkıyor; hem de yine ön plana...
Yazımızın başında, Verimliliğin bir biliçlendirme işi olduğundan bahsettik. “Bilinçlendirme” insana yönelik bir iş. Yine konu olarak firmalardan bahsediyor isek ve yaptığımız çalışmalar “insan”ı kapsıyor ise, ister istemez yine “Motivasyon” çıkıyor karşımıza...

İyi motive edilmemiş bir personeli, ne bir konuda bilinçlendirmek, ne de ondan verim almak mümkündür. Ancak, ne yazık ki ülkemizdeki firmaların birçoğu bu konuda pek de başarılı sayılmamaktadırlar. Bu da, hemen çevremizde, rastgele seçeceğimiz birkaç firmada çalışanlar üzerinde yapacağımız küçük bir gözlemle bile derhal anlaşılabilmektedir. Yeni bir işe giren elemanın (kurumsallaşmış firmalar hariç) ortalama çalışma süresi 6 aya kadar inmiştir! Bunun da en büyük sebepleri;

* Yöneticilik vasıflarına uygun olmayan, konusunda eğitimi, bilgisi ve uzmanlığı olmayan yöneticiler,
* Yanlış kişilere verilmiş yetki ve sorumluluklar,
* İşe girerken verilen vaatlerin yerine getirilmemesi,
* Adil olmayan ücret sistemi,
* Sonradan işe girenlerin daha yüksek maaşlarla işe alınması,
* Enflasyona göre orantılı artırılmayan ücretler,
* Zamanından geç ya da parça parça ödenen maaşlar,
* Bozuk işletme sistemi, iş akışları,
* Olması gerekenden de az elamanla daha çok iş yapma eğilimi,
* Sosyal haklardaki yetersizlikler,
* Çok uzun çalışma saatleri,
* Gereksiz toplantılar,
* İyi dekore edilmemiş çalışma mekanları,
* Ast-üst ve insani ilişkilerdeki bozukluklar, vs...

Sonuçta, bir ülkenin ekonomisini oluşturan irili ufaklı işletmelerin verimlilik ya da verimsizlik göstergelerinin toplamı, o ülkenin verimlilik ya da verimsizliğinin göstergesi oluyor. Ve işletmelerde verimliğinin artması ile ülkelerin ekonomileri de güçleniyor, kaynak israfı önleniyor, kişi başına düşen gelir artıyor, ülkeler gelişiyor. Ve tabii ki, bütün bunların yolu, yine “insana değer”den ve bilgiden üst düzeylerde yararlanmaktan geçiyor...