Franchising’de son durum...

“Franchising”in yaygınlaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri, insanların kendi işlerini kurma eğilimlerinin her geçen gün tüm dünyada artmasıdır. Peki, buna insanları neler itiyor?!

Türkiye genç nüfusuyla, girişimci ruhlu, yeniliği çabuk kabul eden insan yapısıyla gelişmekte olan bir ülke... Son yıllarda iş dünyamızda birçok yenilik yaşıyoruz ülkemizde... Bunların çoğu, bazen aynı zamanda, bazen de küçük gecikmelerle ülkemize geliyor; Leasing, Factoring, Franchising gibi...

“Franchising”, özellikle 90’lı yıllarda büyük bir gelişme göstermiş, bugün bu gelişmesini büyük bir hızla sürdürmektedir. Bu konudaki (özellikle Tanıtım / İletişim yönünden) “+”ları ve “-”leri sizlere birkaç haftadır anlatmaya, “Franchising” konusunda yaşanan verimsizliklerin büyük miktarda işletme ve yönetim hatalarından, başarısız İletişim, Tanıtım, hatalı ya da etki gücü düşük Görsel Kimlik çalışmalarından kaynaklandığını yazmaya çalıştık.

Başka konularda olduğu gibi, bu konuda da sorunların kaynak noktasını bilgi oluşturmakta, ülkemizde bilgiye gereken değerin maalesaef hala verilmiyor olması, bilen değil, bilmeyen insanlara danışılarak iş yapılması (bir işi “20 yıl” bile yapmış olmak, teknik / teorik bilgi olmadan sadece tecrübe, o işte “uzman” olmaya yetmemektedir!) verimsizliklerin baş sebebi olmaktadır.

“Franchising” konusuna da baktığımızda, ülkemizde birçok firmanın benzer hatalarla bu yola girdiklerini, başarısız ve verimsiz olduklarını, “Franchise” vermekte güçlük çektiklerini, bunu başarsalar dahi Franchise verdikleri firmalırı da zor durumlara sokabildiklerini görmekteyiz.

Bu yüzden ister Franchise veren ana firma olsun, ister alan taraf olsun, firmanın tam bir “check-up”ını yapmadan, uzmanlara sormadan, işin veremliliğini tam olarak ölçmeden bu işe kalkmamaları en önemli noktadır.

Özellikle özellikle işin “Görsel Kimlik” tarafı ve Tanıtımı ile ilgili çalışmalar, sistemi başarıya sürükleyen en önemli unsur olduğundan, bu konunun hedef kitleyi etkileyecek nitelikte olmasına dikkat etmek, dizayn çalışmalarında şahsi zevkleri ön planda tutmak son derece yanlıştır. Başarı için son sözü reklamcıya (konusunda yüksek eğitimli “gerçek uzman” ise!) bırakmak işin en önemli püf noktasıdır!

Dünyada durum;

İşin Türkiye boyutunda bunlar olurken dünyada neler olmaktadır “Franchising”de?!
Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çok yaygın olarak kullanılan bir sistemdir “Franchising” günümüzde... Peki “Franchising” neden bu kadar hızlı gelişmektedir?

Bunun en büyük sebebi; tüm dünyada, eskiden ağırlıklı olan “üretim” konusu, yerini yoğun bir şekilde “Pazarlama’ya bırakmaya başlamıştır. Reklamlarla, değişik Tanıtım biçimleri, pazarlama yöntemleri ile piyasa körüklenmekte, tüketici tüketime kolayca yönlendirilebilmektedir. Pazarı genişletmenin en karlı ve en az risksiz görünen şekli ise, satış / hizmet noktalarının rahatça yaygınlaştırılabildiği “Franchising” olarak görülmektedir.
“Franchising”in yaygınlaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan bir başkası da insanların kendi işlerini kurma eğilimlerinin her geçen gün tüm dünyada artmasıdır.

Bunun en büyük nedenleri;

* İşyerlerinde insana verilen değerin az olması,
* Ücretleri alım gücünün devamlı olarak düşmesi,
* Kişilerarasında yoğun bir şeklilde yaşanan problemler, iç huzurun olmaması,
* Niteliksiz insanların yönetici konumunda olması,
* İşyerlerindeki sistemsizlik, organizasyon bozuklukları,
* Firmaların maddi sıkıntılarının devamlı olarak elemana yüklenmeye çalışılması, personele hiçbir zaman huzurlu bir dönem yaşatılmaması,
* Yanlış “İnsan Kaynakları” politikaları,
* Enflasyona orantılı olarak yapılmayan ücret zamları,
* Adil olmayan ücret sistemleri, vs., vs...
Evet, tüm bunlar insanları bazen tek başına, bazen de biraraya gelerek kendi işlerini kurmalarına yönlendirmektedir. İngiltere’de yapılan bir araştırma, son 10 yıl içinde kendi işlerini kuran insanların orantısı %7’den %12’ye yükseldiğini göstermektedir.
“Franchising” de iş hayatında patron olarak deneyimsiz insanlar, yatırımcılar için adeta bir can simidi niteliğinde olmakta, karlı gördüğü, ancak bu konuda hiçbir bilgisi, iş deneyimi olmayan kişiler için birçok yararlar sağlamaktadır. Bu kişiler, Franchise veren firmanın tüm;
* Bilgi birikiminden,
* İşletme sisteminden,
* Yönetim tekniklerinden,
* Pazarlama sisteminden,
* Eğitim kolaylıklarından,
* Reklam ve Tanıtım çalışmalarından
* Üretim / hizmet bilgilerinden, kolaylıklarından,
* Hukuksal kolaylıklarından
yararlanmakta, başarısızlıklık riskleri kendi kendine yapacağı bir işten daha az olmaktadır.

Bir zorluk

Günümüz tüketicisi eskiye oranla artık daha çok bilinçlidir. Medya, tüm Tanıtım ve İletişim araçları, her gün, her cinsten, her gruptan hedeflenen kitlelere yüzlerce, binlerce değişik mesaj iletmekte, insanları bilgilendirmekte, ilginç, onlara enterasan gelebilecek yaşam biçimleri sunlmakta, öğretmekte, ürünler her geçen gün daha çok çeşitlenmekte, bu da tüketiciyi daha fazla seçici yapmaktadır. Hiç umulmadık insanlar, bu yoğun İletişim, Tanıtım bombarduman altında, umulmadık zamanlarda, umulmadık mal ya da hizmetleri satın alabilmektedirler.

Burada firma / marka başarısı, yaratılan imajın kuvveti ile doğru orantılı olmakta, firma / markanının tüm sistemini meydana getiren; Yönetim, Üretim / Hizmet, Pazarlama, Satış, Dağıtım, Servis, Reklam, Halkla İlişkiler, Görsel Kimlik gibi konularda tam bir birlik, uyum sağlanamadığında ve bu bir “itici kuvvet”e dönüştürülemediğinde “nihai başarı” bir türlü sağlanamamaktadır.

Bu aynen, hiçbir savaşı sadece Deniz Kuvvetleri’nin ya da Hava Kuvvetleri’nin kazanamayacağı gibi bir şeydir. Olay; bir “takım işi” (ekip işi), herşeyden önce, kuvvetli bir “Marka Yaratma” işidir. Ve vizyon işidir...
Ve sadece yapılan işin en iyi şekilde bilinmesi, bir “bütün”ü meydana getiren diğer “kuvvetler”de başarısızlık, o konulardan yeterince anlamayıp, kendi bilgisine göre yapmaya çalışmak, başarısızlığın en baş sebebi olmaktadır!