Siyasetçiler için imaj çalışmaları

Daha çok reklamcıların ve PR uzmanlarının iş kapsamına giren bu konu, oldukça detaylı bir konudur ve yapılacak operasyonel çalışmalar kişiden kişiye, hedeflenen kitleden kitleye değişebilmektedir!.Neler yoktur ki bu karışımın içinde!
“İletişim” tüm dünyada en önemli güçlerden biri olarak görünüyor günümüzde. İster mal üretilsin, ister hizmet; sadece iyi bir işletme sistemi, pazarlama ve satış yönetimi, kuvvetli dağıtım ağları ve nitelikli servis; bunların hiçbiri tek başına yetmiyor artık “4/4”lük bir başarı için... Hedeflediğiniz kitlelerle mutlaka iyi, etkili bir iletişim içinde olmanız da gerekiyor.

İyi reklam yapmanız gerekiyor, iyi PR (Public Relations / Halkla İlişkiler) çalışmaları yapmanız gerekiyor, iyi bir Görsel Kimliğiniz olması gerekiyor, “iyi şeyler” yapıp, hedeflediğiniz kitlelere “iyi bir şekilde” duyurmanız gerekiyor (bu da “İletişim”le oluyor!); ve bu kitleleri çok iyi bir şekilde seçmeniz gerekiyor.

Bu, başarılı bir marka yaratmak için kaçınılmaz bir durum. Her ne kadar bu, sadece bir mal ya da hizmet için gerekli bir konu imiş gibi görünse de, bu bir fikir için de, bir kişi için de, hatta bir ülke için de aynı şekilde ele alınması, uygulanması, başarı için “İletişim”in gücünden yararlanılması gereken bir konu bu. Olay adeta bir marka yaratma işi; imaj işi.

Konuyu “kişi” olarak ele aldığımızda; bir siyatsetçi, bir devletadamı, bir sanatçı ya da bir işadamı olabilir; bu kişilerden “imaj”a en fazla önem vermesi gerekenler siyasetçiler, devletadamları ve sanatçılar olarak görünüyor; tabii ki, zaman zaman işadamları da. Durum aynen, bir ürün / hizmette olduğu gibi, bunların tanıtımında olduğu gibi...

Bir siyasetçi ne kadar kaliteli, başarılı olursa olsun, “İletişim”in gücünden yeterince yararlanamıyorsa, bir marka gibi yaratılamıyor, işlenemiyorsa, bu kişinin üzerine, kişiliğine, siyasi görüşüne uygun, doğru bir imaj yüklenemiyorsa, başarı şansı da o derece az oluyor. Bunun bazı örneklerini ülkemiz siyaset sahnesinde gördük ve görmekteyiz. Ortaya çıkan liderler, tutundurma faaliyetleri için harcanan büyük bütçeler herşey... Ve sonuç başarısızlık. Tek başına kimse iktider olamıyor.

İmaj çalışmalarında neler rol oynamaktadır?

İmaj çalışmaları aynen “Artistik Buz Patinajı”nda olduğu gibidir. Ve hangi konuda olursa olsun, yapılan imaj çalışmalarında hem teknik, hem de artistik puanlar sözkonusu olmaktadır. Yani ürün (bu bir kişi de olabilir!), hem teknik, hem de artistik açıdan incelenmektedir, incelenmelidir.
Yine bir siyasetçiden ya da devlet adamından sözediyorsak, teknik puanları, kişinin;
* Eğitim düzeyi, hangi konuda eğitim aldığı,
* Bildiği yabancı dil / ler,
* Yaptığı iş konusundaki iş tecrübesi,
* Başarıları,
* Liderlik vasıfları,
* Yöneticilik kaabiliyetleri,
* Genel kültürü,
gibi konularda oluşurken, artistik puanları;
* Genel görünümü, giyim-kuşamı,
* Davranışları,
* Konuşma ve yazma yeteneği,
* İnsanlarla olan iletişim biçimi,
* Teknolojiye, kültür ve sanat konularına olan yaklaşımı, bu konulardaki yetenekleri
* Hayata bakış biçimi,
* Vizyonu
gibi konuları içermektedir.
Kişisel İmaj
İmaj, kelime anlamı olarak görünüm”anlamına gelmektedir. Ve imaj, ilk olarak görünümle ilgili çalışmalarda, yani öncelikle, artistik puanlarda oluşmakta, daha çok bu konudaki puanların artırılması ile olumlu bir imaj oluşturulabilmektedir. Bu oldukça detaylı bir konudur ve yapılacak operasyonel çalışmalar kişiden kişiye, hedeflenen kitleden kitleye değişse de bu karışımın içinde;

Bu kişi;
* Nasıl giyinmelidir?
* Hangi renkler yakışmaktadır?
* Çizgili kumaş mı, iyidir, düz mü?
* Gözlüğü? Kıravatı, hatta dişleri nasıl, nasıl olmalıdır?
* Fotoğrafları nasıl olmalıdır? Pozu nasıl olmalıdır? Bu fotoğraflar nerelerde, nasıl, hangi amaçlarla, ne tür mesajlar vermek için kullanılmalıdır?
* Kişinin nasıl bir tipi olmalıdır? Sevecen mi? Ciddi mi? Sempatik mi?
* Kolay ulaşılır mı olmalıdır? Hiç ulaşılmaz mı?
* Uzak çekimler mi yapılmalı, yakın çekimler mi?
* Makyajı nasıl olmalı?
* Daha çok hangi cepheden görünmeli?
* Medyada çok mu gözükmeli, az mı?
* Hangi programlara çıkmalı, hangilerine çıkmamalı?
* Neleri söylemeli, neleri söylememeli?
* Davranışları nasıl olmalı, neler düzeltilmeli?
...ve özel hayatı ya da aile hayatı nasıl yansıtılmalı, ne şekilde olmalı gibi birçok detay konu yeralmaktadır. Hatta eşinin durumu; tahsili, davranışları, görünümü, yeterlilik ve yetersizlikleri... Bunların hangileri ön plana çıkartılmalı, hangileri geri plana atılmalıdır?

Kimin işi?

Evet, görünen odur ki, bu iş henüz tek bir konuda bilginin, eğitimin tek başına yeterli olmadığı, böyle bir konuda eğitim veren üniversitelerin de henüz olmadığı bir konudur. Ancak konu, genel olarak baktığımızda, bir marka işi olduğundan, bu işin (imaj yaratma) ağırlıklı olarak reklamcıların işi olduğu görülmektedir. Ve tabii ki yapılacak çalışmaların gerçek bir PR uzmanı ile ortaklaşa yürütülmesi de şarttır!

Yani bu bir koordineli çalışma işidir. İşin içinde çeşitli organizasyonlar vardır, “Kamuoyu yaratma” vardır, “Basınla İlişkiler” vardır, “Kurum içi ve kurum dışı PR çalışmaları” vardır; vs. vs. ama bu işlerdeki asıl etki, görüntülerde oluştuğundan, reklamcıların yaratıcı gruplarının estetik görüş ve yeteneklerini, hedeflenen kitlelerle buluşturabilmek konusundaki üstünlükleri ve uzmanlık özelliklerinden dolayı bu çalışmalarda kaptanlık görevlerini yapmaları konusunda büyük yarar vardır.

Dikkat edilmesi gereken bir kaç son konu;
Normal reklam çalışmalarında bu işler daha çok “zevkler ve renkler” konusu kapsamında olmaktadır. Yani bu “imaj yaratma” konusu da aslında böyle bir konudur. Durum böyle olunca, herşey mutlaka bir tartışma zemini bulmakta, gerçek uzmanların bile uzmanlığı bu ortamlarda tartışılmakta, ancak durum böyle olunca verimli çalışmalar yapmak neredeyse mümkün olmamaktadır.

Bir başka konu; bu çalışmaların uzun soluklu çalışmalar olduğudur ve asla kısa sürede sonuçlarının alınamayacağı gerçeğidir... Ve bu konudaki rahatsızlıklar, mutlaka dışardan bakan bir “uzman göz” tarafından teşhis edilip tedavi edilebilmekte, gerçek başarı çoğnlukla az kişi ile yapılan operasyonlarda mümkün olabilmektedir.