Siyasetçiler için başarının sırrı; iyi bir imaj!


Öncelikle sıradışı olmak gerekiyor. Ve liderin herşeyden önce örnek alınacak bir kişiliği, iyi bir aile düzeni, iyi bir yaşam biçimi ve insanları etkileyebilecek bir anlatım dili (konuşma yeteneği) olması gerekiyor... Ve tabii ki vizyonu...

Reklam dünyasının bizlere sunduğu değişik hayat biçimleri, hepimize birçok şeyi yeniden keşfettirdi, hiç aklımızda, gündemimizde olmayan şeyleri bile bizlere satın alır hale getirdi... İnsanlar süslenip püslenip cazip hale getirilen mal / hizmetleri satın alabilmek için daha fazla çalışmak zorunda günümüzde... Bu, bir ürün, mal ya da hizmet için böyleyken, kişiler için de pek farklı değil!

Kişi bazında olayı incelediğimizde, kişilerin de reklamı yapılabiliyor!

Kim oluyor bu kişiler?

Tabii ki, öncelikle sanatçılar (daha çok, sahne sanatçıları) ve siyasetçiler (daha çok, parti liderleri)... Yani, bir kişinin de reklamı, tanıtımı, PR çalışmaları yapılabiliyor, şahsına uygun bir imaj oluşturulabiliyor ve hedeflenen kitlelerin beğenilerine sunulabiliyor... Ve görülüyor ki, bu işler uzman kişilerce (Reklam ve PR uzmanları) yapılıp planlandığında ve uygulamaya koyulduğunda, medya iyi kullanıldığında, hedeflenen kitlelerle iyi, etkili bir iletişim kurulabildiğinde, bu imaj çalışmaları yapılan kişinin de başarı şansı yüksek oluyor.

İmaj ne için gerekli?

Farklılık için.
Neden farklılık?
Çünkü farklı şeyler dikkat çekiyor, ondan...
Sıradan bir kişi olarak algılanan bir siyasetçi, ne yaparsa yapsın, sıradan bir insan gibi giyiniyor, davranıyor, konuşuyorsa; hedeflenen kitlelere herkesin söylediği, benzer şeyleri söylüyorsa (ya da ufak farklılıklarla birşeyler söylemeye çalışıyorsa), büyük ihtimal boşa uğraşıyor demektir.

Evet, sıradışı olmak gerekiyor. Bir liderin herşeyden önce örnek alınacak bir kişiliği, yaşam biçimi, insanları etkileyici bir anlatım dili (konuşma yeteneği) olması gerekiyor; ve vizyonu...

Bir söz vardır; “İnsan kendini beğenmezse çatlar ölür!” diye; insanlar da kendi kendilerini değerlendirmeye kalktıklarında, genellikle pek fazla kusurlarını bulamazlar.
Çünkü kendilerine göre hep;
* İyi giyiniyorlardır,
* Konuşmaları çok iyidir,
* İnsanlala çok iyi iletişim kuruyorlardır,
* Çevrelerinde seviliyor, sayılıyorlardır,
* Yaptıkları işte bilgileri çok fazladır,
* Siyaseti çok iyi biliyorlardır (konumuzla ilgili olarak!),
* Çok uzun yıllardır zaten hep bu işi yapıyorlardır,
* Basınla çok iyi bir iletişimleri vardır,
* Harika tanıtım çalışmaları da yaptırıyorlardır (çünkü bu işi de iyi bilmektedirler!),
* Reklamın en alası kendilerininkidir,
* Kendilerinden daha iyi PR çalışmasını kimsenin yapması mümkün değildir!
* Lobi çalışmaları da oldukça iyidir,
* İyi de kulis yapıyorlardır, vs. vs...
Evet herkese göre nedense durum genelde, büyük ihtimal hep böyledir. Peki neden alınan sonuçlar çoğunlukla başarısızlıktır?!

Çünkü tüm bu iyi, doğru olduğu sanılan çalışmaların pek azı aslında iyi, doğrudur. Çünkü bunların iyi / doğruluğu sadece kişisel değerlendirmelerdir, yani öyle olduğu sanılmaktadır. Ancak sanılanla gerçek / algılanan aynı olmamaktadır.

Bugün durum
Hiçbir şey eskisi gibi değil günümüzde.
* İnsanların hayat standartları yükselmiştir.
* İnsanların beğenileri değişmiştir.
* Beğenilerinin standartları da yükselmiştir.
* İnsanların doğru / yanlış, güzel / çirkin anlayışındaki düzeyler de yükselmiştir (kimse artık herşeyi kolay kolay beğenmemekte, hiçbir şeye hemen “evet” dememektedir!).
Durum böyle olunca da, konu bir “Siyasetçi İmajı” da olsa, bunun artık profesyonelce ele alınması şarttır!
Günümüzde gazeteler fazlalaşmış, dergiler çeşitlenmiş, televizyon kanalları küçümsenmeyecek bir sayıya ulaşmıştır. Halk bir günde yüzlerce mesajla karşı karşıya kalmakta, bunlardan sadece bazılarını farketmekte, bir marka olarak beyinlerine yerleştirmekte, bir seçim yapması sözkonusu olduğunda ise, bu, beyinlerinde yaratılan imaj kavramlarına göre kararlarını vermektedir... Bu değerlendirme bir siyasetçi için de olsa asla değişmemekte, siyasetçinin başarı şansı, bu imaja bağlı gerçekleşmektedir.

Fark neyle yaratılmaktadır?

Öncelikle, önemli özelliklerin abartılmasıyla ya da ön plana çıkartılmasıyla... Tabii, önemli olan, bunun istendiği, planlandığı gibi oluşturulması, yansıtılabilmesidir.
Tarihe baktığımızda birçok lider görürüz. Bunların hemen hepsinin, özellikle bir özellikleriyle büyük kitleleri sürüklediklerini görürüz. Bazıları toplum üzerinde yarattıkları, onları heyecana getiren yüksek, etkili konuşma güçleri ile, bazıları duygulara seslenmedeki ustalıkları ile, bazıları halkın düzeyine inmeleri, onlardan biri gibi olmaları, dostça onların sorunlarını paylaşmaları, bazıları da çeşitli “medyumluk” yöntemleriyle insanları kendilerine çektikleri, bağladıkları ile...

Şimdi durum nasıl?

Günümüze baktığımızda, eskilerde pek sık kullanılan “Ulaşılması zor lider” imajının, yerini daha çok iyi, mutlu bir ailesi olan lider imajına bıraktığını görürüz. Ancak bundaki detaylar, her ülkenin içinde bulunduğu duruma göre bazı değişiklikler gösterebilmektedir; saygın, güvenilir, namuslu, dürüst, yenilikçi vs. olmak gibi...
Ve biliriz, eskiden miting alanları pek revaçta iken, bu meydanlar yerini artık televizyonlara bırakmıştır. Hatta, bu meydanlardaki insanları coşkuya getiren anlatım biçimi, hitap şekilleri, artık neredeyse yerini televizyonlarda yapılan konuşmalardaki ağır başlılığa, konuya hakimiyete, uzman kişiliğe ve karizmatik bir yapıya bırakmıştır.

İmaj bir bütündür!

İmaj tesadüflere bağlı olduğu, doğallığa dayalı olmadan ve bilimsel yöntemlerle ele alınıp profesyonelce kontrol edilmediği sürece kuvvetli yaratılamaz, bir güce dönüşemez.
Bu nasıl bir güçtür?
Bu güç siyasetçinin;
* Şahsi imajı,
* Liderlik imajı ve
* Partisinin imajının birlikte ele alınıp, stratejilerinin birlikte belirlendiği, planlandığı ve bir uyum, koordinasyon içinde ortaya koyulduğu bir güçtür. Ve bu gücün ortaya koyulmasında letişim / Tanıtım önemli görevler üstlenmektedir; Reklam ve PR çalışmaları gibi... Çünkü büyük meydanlardaki mitingler kadar, bunların “ekran”lara nasıl yansıması, yazılı basında nasıl yeralması gerektiği de önem kazanmakta, bunlar bazen özel yayınlar, posterler, el ilanları, hatta hedeflenen kitlelere ücretsiz dağıtılmak üzere özel hazırlanmış video kasetleriyle desteklenmekte, “nihai başarı” kişinin sadece beyinlerde oluşturulan imajı ile değil, kalplerde de oluşturulan imajı ile de desteklenmesi gerekmektedir.
Evet, sorulduğunda bunları neredeyse herkes bilmektedir. Ama sorun asıl bunların nasıl uygulandığında olmaktadır!