Yöneticilikte kişisel artı ve eksiler

Siz kendinizi birçok konuda yeterli görebilirsiniz, çoğu zaman hakkınızın yendiğini de düşünebilirsiniz... Peki, gerçek, gerçekten öyle mi; bunu nasıl bilebilirsiniz?

Yöneticilik... Bu işin okulu yok. Birçok yeteneğin biraraya gelmesiyle yapılabiliyor bu iş... Her iş ayrı bir konu, her konu ayrı bir iş... Her yerde sıkça yazılıp çiziliyor ama bir de biz bir iletişim gözlüğü ile inceleyelim dedik bu konuyu ve evvelki haftadan beri de incelemeye çalışıyoruz.

Bunun neden yazıyoruz?

Biryerlere, gerçekten birşeyleri hakederek gelmek isteyenler için; yani gerçek bir yönetici olmak isteyenler için, ve çıtasını daha üst noktalara çıkarmak isteyenler için... Yalnız bu konuda küçük bir uyarımız olacak, hiçbir şey tek başına ele alındığında, o konuda büyük verimler almak, sağlamak mümkün değil. Yani herhangi bir bilginin, başka bilgi, hatta tecrübelerle de desteklenmesi şart. Bu nedenle bu yazdığımız yazıların diğer yazdığımız konularla da güçlendirilmesi şart. Örneğin bu birkaç haftadır yazdığımız yöneticilikle ilgili konuların, daha önce yazdığımız “Kişisel İmaj” ile ilgili konularla birleştirilmesi, oradan verilen bilgilerle desteklenmesi, bu konuda yapacağınız kişisel kariyer planı için oldukça yararlı olacaktır.

Gelelim biz yine konumuza...

Yönetici, bu işin en temel gereği olarak, hem kurum içinde, hem de kurum dışında birçok kişi ile iletişim halindedir. Ve devamlı olarak;
* İnceler, araştırmalar yapar, veriler toplar,
* Stratejiler üretir,
* Planlama yapar,
* Uygulamaya koyar,
* Denetler,
* Değerlendirir
ve tüm bunları yaparken altında çalışanları;
* Etkiler,
* Sevk ve idare eder.
Bütün bunları yaparken de, alternatifler arasında karar verme yeteneğini kullanır, hem içeride, hem dışarıdaki insanlara karşı bir politikacı gibi davranır. Özellikle dışarı ile olan ilişkilerinde bir diplomat görevi üstlenir ve ait olduğu kurumu temsil eder.

Evet bunlar usta bir yöneticinin, yine en önemli, kendinde var olması gereken özellikleri.
“Eee, biz bunları biliyoruz ve yapıyoruz, hem de en iyi şekilde” diyebilirsiniz; peki o zaman yükselme eyleminiz acaba neden bir türlü gerçekleşemiyor, kendinizi birçok konuda oldukça yeterli görürken, neden daha üst noktalara gelemiyorsunuz?

Bugün zaten üzerinde durmak istediğimiz yer de burası; yani siz kendinizi birçok konuda yeterli görebilirsiniz, çoğu zaman hakkınızın yendiğini de düşünebilirsiniz. Peki gerçek, gerçekten öyle mi, bunu nasıl bilebileceksiniz, nasıl anlayabileceksiniz?

İşte işin en zor tarafı da bu zaten; yani kendi kendinizi ölçebilmeniz.
Nasıl olacak bu iş?
“Kişisel İmaj”la ilgili yazdığımız yazılardan hatırlanırsa; dört çeşit kimlik vardı;
1- Sanılan kimlik,
2- Algılanan kimlik,
3- Olması istenen kimlik,
4- Gerçek kimlik...
İşte, kariyerinizde bir tıkanma sözkonusu ise mutlaka bu konuda bir hata içindesiniz demektir.
Bunu nasıl test edebilir, öğrenebilirsiniz?
İlkokuldan hatırlarsanız; karnelerimizde sol tarfta Tarih, Coğrafya, Matematik vs.; sağ tarafta ise hal ve gidiş, devam durumu, temizlik vs. gibi bölümler bulunurdu... Siz de kendiniz, işinizle ilgili bir karne yapabilir, kendinizi değerlendirtebilirsiniz.

Bunun en kolay yöntemi şudur; bir kağıdı ikiye bölüp; sol tarafın başına “Kişisel artılar”, sağ tarafa da “Kişisel eksiler” yazın. Sonra bu bölümlerin altına birden ona kadar rakam sıralayıp, dört adet dost / yakınınıza, bir tane de sizi pek sevmeyen birine doldurması için verin. Çıkan sonuçlar sizin yukarıda yazdığımız kimliklerinizi ortaya çıkaran veriler olacaktır.

Bu test kişiliğinizle ilgili... Peki iş ile ilgili artı ve eksileriniz ne durumda?
Bunu için de ayrı bir karne geliştirmeniz gerekiyor... İşte bundaki değerlendirilecek maddeler;
* Zamanı ve işleri önemine göre düzenleyebilme,
* Dikkatli, sistemli, düzenli çalışabilme,
* Zamanında ve istenilen nitelikte iş üretme, işi bitirme,
* Bilgisayar ve ofis araçlarını kullanabilme yeteneği,
* İşe sahip çıkma, işyerini sevme,
* Arkadaşlık ilişkileri, işbirliği yapabilme, üstlerine saygı,
* Müşteri ile ilişkiler,
* Tasarruflu olma,
* Yoğun işe dayanıklılık,
* Ek işleri kabullenebilme, fazla mesailere uyum,
* Gidiş-geliş saatlerine uyum,
* Kendiliğinden iş yapabilme, sorun çözebilme,
* Yaratıcılık, kendiliğinden sistem üretebilme, işe katkı,
* Sözlü ifade yeteneği,
* Yazılı ifade yeteneği,
* Güvenilirlik, kurum ilkelerine uygun davranabilme, gizlilik,
* Özel yaşamın işe yansıtılması,
* Giyim, temizlik ve davranış, hal ve hareketler,
* Çalıştığı mekanın temizliği, düzeni,
* Önemli konuların ilgili kişilere zamanında aktarılması...
Evet, böyle bir sorular kağıdını (anket) hazırlayarak birkaç amirinize, hatta imajınızı zedelemeyecek, bilgi ve görüşlerine güvendiğiniz birkaç mesai arkadaşınıza verip, sizi değerlendirmelerini isteyebilirsiniz. Bunlar gerçekten sizin ne olduğunuzun, ne olduğunuzu sandığınızın ipuçlarını pekala verecektir. Ve bu veriler sonucunda siz de hedefleriniz doğrultusunda neler yapmanız ve yapmamanız gerektiğini tam olarak öğrenmiş olacaksınız.
Burada bir kez daha tekrar etmekte yarar var; bu araştırmanın gizliliği ve kişileri seçiminiz, oldukça dikkat etmeniz gereken konular.

Bir diğer önemli konu ise; bu veriler doğrultusunda, sizin neler yapacağınızdır... Yani, neyi yaparsanız daha iyi olur, neyi yaparsanız daha kötü olur...

Unutmayın; imaj konuları, tek başına çözülmesi son derece zor konulardır. Çünkü bize göre doğru olanlar, başkaların göre yanlış olabilmektedir. Bunun en kütüsü de; bize göre güzel / doğru olan şeylerin, çoğunluktaki insanlar tarafından çirkin / yanlış olarak algılanabildiği ve bizim de bunlardan birhaber olduğumuzdur!